GrimsetHukuk
Miras Hukuku

Miras Hukukunda Saklı Pay Nedir?

Av. Selin Yıldız20 Şubat 20266 dk okuma

Miras bırakan, vasiyetname ya da sağlararası kazandırmalarla malvarlığı üzerinde serbestçe tasarruf edebilir. Ancak bu özgürlük sınırsız değildir: Türk Medeni Kanunu (TMK), belirli yasal mirasçıları vasiyet özgürlüğüne karşı koruyan saklı pay (mahfuz pay) güvencesi getirir.

Kimler Saklı Pay Sahibidir?

TMK'nın 505. maddesi uyarınca saklı pay hakkından yararlananlar; altsoy (çocuklar ve torunlar), miras bırakanın altsoyu yoksa anne-baba ve eştir. Kardeşler ile diğer akrabalar ise saklı pay sahibi değildir.

Saklı Pay Oranları

TMK m. 506'ya göre: altsoy için yasal miras payının yarısı (1/2), anne-baba için yasal miras payının dörtte biri (1/4) korunmaktadır. Sağ kalan eşin saklı payı ise diğer hangi mirasçı sınıfıyla bir arada miras bıraktığına göre değişir: yalnız altsoyla bir aradayken tüm yasal payı, yalnız anne-babayla bir aradayken tüm payı saklı pay olarak korunur.

Kısaca şöyle özetlenebilir: miras bırakan, yasal mirasçılarına ait bu asgari payları vasiyetle ya da bağışla sıfıra indiremez. Saklı payı aşan tasarruf kısmı, hukuki geçerliliğini korumakla birlikte tenkis davasına konu olabilir.

Tenkis Davası: Saklı Payın Korunması

Vasiyetname ya da bağış yoluyla yapılan kazandırma saklı payı ihlal ediyorsa saklı pay sahibi tenkis davası açabilir. Bu dava ile ihlal eden tasarruf; saklı payı aşan oranda geçersiz sayılır ve mirasçıya iade edilir. Dava; miras bırakanın ölümünden ve ihlali öğrenmeden itibaren bir yıl, her hâlükârda on yıl içinde açılmalıdır.

Tenkis sıralaması önemlidir: önce vasiyetname hükümleri, ardından ölüme bağlı olmayan kazandırmalar (bağışlar) ve son olarak en eski bağıştan başlanarak tenkise gidilir. Bu sıra, hangi tasarrufun önce sınırlandırılacağını belirler.

Muvazaalı Devirler ve Görünürlük İlkesi

Uygulamada miras bırakanların zaman zaman saklı pay sahiplerini devre dışı bırakmak amacıyla taşınmazlarını gerçek değerinin çok altında ya da bağış biçiminde devrettikleri görülmektedir. Bu tür işlemler muvazaa hükümlerine göre iptal edilebilir; ancak muvazaanın ispatlanması güçtür ve bu yük davacıya aittir.

Mahkemeler muvazaa iddiasını incelerken; satış bedelinin piyasa değeriyle orantısızlığı, devirden sonra miras bırakanın taşınmazı kullanmaya devam etmesi ve devrin ölüme yakın bir dönemde gerçekleşmesi gibi kriterlere özellikle dikkat eder.

Saklı payınızın ihlal edilip edilmediğini anlamak ve zamanında dava açabilmek için miras bırakanın ölümünden kısa süre sonra bir miras hukuku avukatına danışmanız kritik önem taşır. Süre aşımı hak kaybına yol açar.

Yazar

SY

Av. Selin Yıldız

Kıdemli Avukat

Profili Gör

Bu konu hakkında danışın

İlk görüşme ücretsizdir. Durumunuzu değerlendirelim.

Randevu Al
Tüm Makaleler
Ücretsiz Ön Danışmanlık

Ücretsiz Ön Danışmanlık

İlk görüşme ücretsizdir. Durumunuzu değerlendirip size özel çözüm yolları sunalım.

Randevu Al