Ceza soruşturmasına muhatap olmak ya da sanık sıfatıyla yargılanmak, hayatın en stresli deneyimlerinden biridir. Bu süreçte doğru hukuki temsil; özgürlüğünüzü, itibarınızı ve geleceğinizi doğrudan etkiler. Ceza hukuku, diğer hukuk dallarından temelden farklı bir uzmanlık, deneyim ve refleks gerektirir.
Müdafi Hakkı: Anayasal Bir Güvence
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 147. maddesi uyarınca şüpheli veya sanık, soruşturmanın ve kovuşturmanın her aşamasında bir müdafi yardımından yararlanma hakkına sahiptir. Bu hak; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 36. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesiyle güvence altına alınmıştır.
Kolluk ya da savcılık tarafından ifadeye çağrıldığınızda ya da gözaltına alındığınızda ilk yapmanız gereken şey avukat talep etmektir. Bu talep, sonraki süreci belirleyebilecek kritik bir hukuki adımdır.
Zorunlu Müdafilik Halleri
CMK m. 150 uyarınca şüpheli veya sanığın bazı durumlarda müdafi yardımından yararlanması zorunludur: on sekiz yaşından küçük olma, sağır ya da dilsiz olma, kendini savunamayacak ölçüde akıl hastalığı ve üst sınırı beş yılı aşan hapis cezası gerektiren suçlamalar. Bu koşulların varlığı hâlinde sanık avukat tutmak istemese bile mahkeme, baro tarafından belirlenen bir müdafi atar.
Doğru Avukatı Nasıl Seçersiniz?
Ceza avukatlığı; medeni hukuk, iş hukuku ya da ticaret hukukundan temelden farklı bir pratik deneyim gerektirir. Delil hukukunu, tutukluluk ve tahliye mekanizmalarını, Yargıtay Ceza Dairesi içtihadını ve alternatif çözüm yollarını (uzlaştırma, hükmün açıklanmasının geri bırakılması) bilen bir avukatla çalışmak kritik öneme sahiptir.
İlk görüşmede dava türünüzdeki deneyimini, daha önce benzer davalarda izlediği stratejiyi ve iletişim tarzını değerlendirin. Gerçekçi bilgi veren, sonuç garantisi vermeyen ve size dosyanızı anlatan bir avukat, doğru tercih işaretidir.
İfade Öncesi Yapılması Gerekenler
Polis ya da savcılık tarafından ifadeye çağrıldığınızda ya da gözaltına alındığınızda susma hakkınızı kullanabilirsiniz. CMK m. 147/1-e uyarınca "yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmama hakkına" sahip olduğunuz size hatırlatılmak zorundadır. Bu hakkı kullanmak suçu kabul etmek anlamına gelmez; tam tersine avukatınızla strateji belirlemeden ifade vermenizi engeller.
Aceleyle ve avukatsız verilen ifadeler, sonradan düzeltilmesi güç hukuki sonuçlar doğurabilir. İfadede kullandığınız her kelime, ileride delil olarak karşınıza çıkabilir.
Ceza davalarında ilk birkaç saat süreci şekillendirir. Gözaltına alındığınızda ya da ifadeye çağrıldığınızda yapmanız gereken tek şey: sessiz kalın ve avukatınızı isteyin.
Ücretsiz Ön Danışmanlık
İlk görüşme ücretsizdir. Durumunuzu değerlendirip size özel çözüm yolları sunalım.
Randevu Al