GrimsetHukuk
Aile Hukuku

Boşanma Davalarında Velayet Hakkı: Bilinmesi Gerekenler

Av. Selin Yıldız15 Nisan 20267 dk okuma

Boşanma süreçlerinde hukuki olarak en kritik mesele çocukların velayetidir. Türk Medeni Kanunu (TMK), velayet kararlarında tek bir ilkeyi merkeze alır: çocuğun üstün yararı. Bu ilke soyut bir kavram olmayıp mahkemelerin her somut davada ekonomik, psikolojik ve sosyal tüm koşulları tartarak uyguladığı bir standarttır.

Velayet Türleri: Müşterek ve Münhasır Velayet

TMK'nın 182. maddesi, boşanma hâlinde çocuğun velayetinin ebeveynlerden birine verileceğini düzenlemektedir (münhasır velayet). Ancak 2017 yılından itibaren Yargıtay içtihadında müşterek velayet de tanınmaya başlanmıştır. Müşterek velayete hükmedebilmek için ebeveynlerin birbiriyle iletişim kurabilir durumda olması, çocuğun her iki ebeveynle de anlamlı ilişki sürdürebilmesi ve coğrafi yakınlık gibi koşulların bir arada bulunması aranmaktadır.

Münhasır velayette ise çocuğun günlük yaşamına ilişkin tüm kararlar velayeti alan ebeveyn tarafından alınır. Velayeti almayan taraf, kişisel ilişki hakkı çerçevesinde çocukla belirli aralıklarla zaman geçirmeye devam eder.

Mahkeme Hangi Kriterlere Bakar?

Velayet kararında hâkim; çocuğun yaşı ve cinsiyetini, her ebeveynin ekonomik ve sosyal koşullarını, çocuğun ebeveynlerle kurduğu duygusal bağı, eğitim ve sağlık imkânlarını ve 12 yaşını doldurmuş çocuğun kendi görüşünü dikkate alır. Sosyal inceleme raporu ile uzman psikolojik değerlendirme, mahkemelerin başvurduğu en önemli delil araçlarıdır.

Mahkeme ayrıca ebeveynlerin çocuğu diğer tarafla görüştürüp görüştürmeyeceğini de değerlendirir. Çocuğu diğer ebeveynden bilinçli olarak uzaklaştırmaya çalışan tarafın bu tutumu, velayet kararını olumsuz etkileyebilir.

Kişisel İlişki Düzeni (Şahsi Münasebet)

Velayeti almayan ebeveyn ile çocuk arasındaki görüşme düzeni TMK m. 182/2 uyarınca mahkeme tarafından belirlenir. Hafta sonları, yaz tatili, dini bayramlar ve millî tatiller için ayrı ayrı çizelgeler oluşturulabilir. Bu hak, çocuğun yararına açıkça aykırı olmadıkça kısıtlanamaz; aksi hâl hukuki yaptırım doğurur.

Kişisel ilişki düzenine uyulmaması, icra yoluyla çocuğun teslimi davası açılmasına zemin hazırlar. Çocuğu teslim etmeyen ebeveyn hakkında 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu'nun 341. maddesi kapsamında işlem yapılabilir.

Velayet Değişikliği Koşulları

Velayet kararı kesinleştikten sonra değişen koşullar, velayetin yeniden değerlendirilebilmesine imkân tanır. Velayeti kullanan ebeveynin başka bir ile taşınması, yeniden evlenmesi, ağır hastalık, madde bağımlılığı ya da çocuğa zarar verme riski; velayet değişikliği davası için yeterli gerekçe oluşturabilir. TMK m. 183 uyarınca çocuğun menfaati gerektirdiği sürece hâkim velayeti her zaman değiştirebilir.

Velayet davaları hem hukuki hem duygusal açıdan en hassas süreçlerdir. Sürecin doğru yönetilmesi ve çocuğun haklarının etkin biçimde korunması için deneyimli bir aile hukuku avukatından destek almanız büyük önem taşır.

Yazar

SY

Av. Selin Yıldız

Kıdemli Avukat

Profili Gör

Bu konu hakkında danışın

İlk görüşme ücretsizdir. Durumunuzu değerlendirelim.

Randevu Al
Tüm Makaleler
Ücretsiz Ön Danışmanlık

Ücretsiz Ön Danışmanlık

İlk görüşme ücretsizdir. Durumunuzu değerlendirip size özel çözüm yolları sunalım.

Randevu Al